Forum27 - Türkiye'nin En Büyük Forumu
 

Go Back   Forum27 - Türkiye'nin En Büyük Forumu > Yaşamın İçinden > Bitkiler Dünyası

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 7 January 2009, 15:19
Junior Member
 
Kayıt Tarihi: 7 December 2008
Mesajlar: 0
Konular:
Aldığı Beğeni: 0 xx
Beğendiği Mesajlar: 0 xx
Wink GloyÖl

GLAYÖL (Gladiolus)

Glayör çiçeği yassı soğanlı, kılıç gibi yassı ve sivri yapraklı, güzel çiçekli, çok uzun ömürlü otsu bitki çeşitlerindendir. Yukarı kısmında çiçeklerinin yer aldığı sapının yüksekliği 1.50 m civarındadır. Çiçekler, sapın üstünde bir yanda dizili öbekler halinde bulunur, huni yada boru biçiminde olan çiçek çevresi bakışımlıdır. Glayör çiçeklerinin meyvesi üç bölmeli bir kapsüldür. Glayör çiçekleri süsengiller familyasındandır. Glayörün bazı türleri Gladiolus communis, gladiolus segetum, gladiolus italicumdur.

Glayöller en tanınmış soğanlı bitkilerdendir.Onları genellikle kesme çiçek olarak görürüz.Ama bir parça güneş gören toprağınız varsa bu gösterişli çiçeği kolaylıkla yetiştirebilirsiniz.Glayöllerin farklı cinsleri bulunur..Bildiğimiz büyük çiçekli melez olanlarından başka, yazın devamlı açan küçük çiçekli tabii bir türü daha vardır. Glayöl bol güneş ve gübreli toprak sever.Yaz boyunca düzenli olarak sulanmalıdır.İklim aşırı soğuk değil ve yeri iyi drenajlı ise soğanlarını topraktan çıkarmaya gerek yoktur.Bulunduğu yerde sürekli yavrulayarak çoğalacaktır. Soğanlar Mart ayından itibaren 15 gün aralıklarla kısım kısım dikilirse bahçe yaz boyu glayölsüz kalmaz. Bu şekilde 4-5 posta dikim yapılabilir. Glayöl soğanları 6 hafta önce kazılmış ve iyi hazırlanmış toprağa 10.cm derinlik ve 10-15 cm. aralıklarla dikilir. Büyüyen bitkinin devrilmemesi için rüzgar almayan bir yer seçilmelidir. Gerekirse ince bir çubukla destek yapılır.

GLAYÖL YETİŞTİRİCİLİĞİ
Ülkemizde glayöl doğal olarak yetişen ve üretimi en çok yapılan soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkilerinin başında gelmektedir. Günümüzde kesme çiçekçilikte glayöl önemini giderek artırmasına bağlı olarak üretim alanları da gelişme göstermektedir. Ülkemizde soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkileri 950 dekarlık bir üretim alanına sahiptir. Glayöl 610 dekar civarındaki üretim alanıyla bu grup içerisinde birinci sırada yer almaktadır. Diğer kesme çiçek olarak üretilen bitkiler arasında da karanfil ve gülden sonra 3. sırada yer alır.
Gerek çiçek gerekse soğan üretim amacıyla birçok bölgemizde glayöl yetiştiriciliği
yapılmaktadır. En çok üretim yapan illerimizin başında soğan üretiminde Kocaeli, İstanbul;
kesme çiçek üretiminde Antalya, İzmir, Adana gelmektedir.
Glayöl İridacae familyasındandır. Soğanımsı gövde (korm) oluşturan bir bitkidir.
Türkçe’de kuzgun kılıcı, keklik çiğdemi, alata zambağı, kılıç otu gibi yörelere göre değişen
isimlerle anılmaktadır. Az masrafla kolay üretilmesi, değişik renkleri, her yıl yer değiştirme
kolaylığı, çiçekli kalma süresinin uzunluğu gibi nedenlerle popüler bir çiçektir.
Gladiolus cinsi içerisinde bilinen, yaklaşık 250 tür yer almaktadır.Bu yabani türlerin
doğal yayılma alanları Akdeniz çevresi, Anadolu, İran ve Güney Afrika’dır. Büyüme ve Gelişme
Glayöl soğanı, nemli ve ılık bir toprağa dikildiğinde, soğanın tabanından dikimden
önce hafif kabarmaya başlamış olan kökler sürmeye başlar. Topraktan sadece su alarak
soğanın depo maddelerini sürgün ucuna akmasını sağlar ve en uçtaki göz (tomurcuk)
soğandaki besin maddelerini kullanarak şişer ve uzamaya başlar. Dikilen soğandaki besinler
tükendikten sonra soğan büzülür ve kurur.
Toprak üstüne çıkan sürgünden önce üç beş adet küt kın yaprak çıkar, daha sonra
gerçek yapraklar çıkmaya başlar. Kın yaprakların görevi, arkadan gelen gerçek yaprakları ve
çiçeği korumaktır. Bu şekilde yaklaşık dikimden 20 gün sonra ilk gerçek yaprak çıkar.
Toprak üstünde ilk gerçek yaprak görüldüğü zaman (dikimden 20 gün sonra) diğer
yapraklar da aşağıda kın yaprakların içinde şekillenmişlerdir ve güneşe doğru sürmeye
hazırdır. Gerçek büyüklüklerini aldıktan sonra bitki beslenmesi için özümleme (besin
maddesi) yapmaya başlar.
Toprak üstünde iki üç yaprak oluştuktan sonra gövdenin toprak altında kalan kısmı
şişmeye başlar ve kalın etli hortum kökler uzamaya başlar. Burada eski soğandan çıkan ince
köklerin ve eski soğanın işi bitmiştir ve hortum kökler su ve besin maddesi alma görevini
üstlenir. Hortum kökler aynı zamanda bitkinin toprağa tutunmasını sağlar.
Hortum kökler uzamaya, bitkiye gerekli su ve besin maddelerini almaya devam
ederler. Aynı zamanda soğanın tabanında yeni çiçek sapı teşekkül ederek uzamaya başlar.
Toprak altında gövdenin besin biriktirip şişmesiyle oluşan yeni soğan, yapraklarla tamamen
sarılmıştır. Bu sarma ve soğan oluşumu çiçeklerin açılmasından sonraya kadar devam eder.
Yeni soğan oluşurken sezon sonuna doğru yeni soğanın dibinde şişmeler ve bunun ucunda da
yavru soğanlar oluşmaya başlar. Yavru soğanlarda sadece bir yaprak gözü ve bir kök yeri
vardır. Bunlar ince zar yerine sert bir kabukla kaplanmıştır. Yavru olgunlaştıkça bu kabuk da
sertleşmektedir.

Kın yaprakların içinde altıncı yaprak oluşurken çiçek sapı da oluşmaya başlar ve
dipten yukarıya doğru en eski yaprakların arasından uzar. En son şekillenen kandil ilk önce
görülür. İlk şekillenen kandil ve çiçeğin sapı en son görülür. Çiçek sapının gelişmeye
şekillenmeye başlaması yaklaşık büyüme başlangıcından bir ay sonraya rastlar ve bütün
kandillerin oluşması 7 ile 10 gün içinde tamamlanmış olur.
Bitki büyüme süresi içerisinde altı yedi yaprağı geliştikten sonra çiçeklerin dizildiği
başak yaprakların arasında görülür ve uzamaya başlar. İki hafta içerisinde gerçek boyunu
alır. En alttaki kandil şişerek çiçeğin petal rengi görülür ve kandiller aşağıdan yukarıya
doğru açılır.
Çiçek Soğanı Üretim Yöntemleri
Glayöl soğuklara karşı yarı dayanıklı bir bitkidir. Kışları sert geçen yerlerde kış
sonuna kadar muhafaza edilerek ilkbaharda yeniden dikilme zorunluluğu gösterir. Ertesi
yılın yeni kormu eski kormun üstünde meydana gelir. Bu da kormun dikiminden sonra
yaprakların yaklaşık 20 cm boya ulaştığı zamana rastlar. Yapraklar 40-60 cm boya
ulaştığında yeni korm eski korm kadar irileşir ve köklenmeye başlar. Bu arada yeni ve eski
kormların arasında minyatür haldeki kormeller yada kralenler meydana gelir.
Soğanımsı gövdelerde iki tip kök oluşmaktadır; eski kormun dip kısmından çıkan
tüylü kökler, yeni kormun dibinden çıkan büyük ve etli kökler.
Yeni korm büyüyüp gelişmeye devam ederken eski korm büzülmeye ve içindeki depo
maddelerini çiçeklenme için sarf ettiğinden dağılmaya ve parçalanmaya başlar.
Çiçeklenmeden hemen sonra yapraklar, besin maddesi yapımına devam eder. Bu besin
maddeleri, yeni kormda toplanır. Yaz sonunda yapraklar kuruyup da soğan hasadı
yapıldığında bir veya daha çok sayıda yeni korm ve bunların dibinden çıkan çok sayıda ( 5-
500 adet ) kralen görülür. Çiçek soğan üretimi esas bu yeni kormlar ve kralenler ile
yapılmaktadır.
Glayölde çiçek oluşumu, bir önceki mevsimde ve özellikle çiçeklenmeden sonraki
devre de kormda biriktirilen depo maddeleri miktarına bağlıdır. Glayöllerde serin geceler ve
uzun büyüme devreleri, çok iri kormların oluşumu için uygundur.
Kralen ile Üretim
Bu üretimde çiçeklenme iriliğine dek geçmesi gereken süre iki üç yıl kadardır.
Kralenler boylarına göre üç grupta toplanabilir:
*Çapı 1 cm ve daha fazla olanlar büyük boy
*0.6 cm ile 1 cm arasında olanlar orta boy
*0.6 cm den daha küçük olanlar küçük boy

Genel olarak büyük boylu kralenler diğerlerine göre daha kolay çimlenmektedir.
Kralenlerin çimlenmesini kolaylaştırmak için dikim öncesi bazı ön işlemlerin yapılması
gerekir. Bu işlemlerden bazıları şunlardır:
* Mekanik aşındırma
*Sıcak su uygulama

*Tuzlu su uygulama
*Etilen kloridlin ile muamele

Kralenler çimlendiği zaman sert kabuğunu kaybeder ve sonraki gelişimiyle kormu oluşturacak minyatür bir yumru meydana getirir. Bu yumrular yapraklar sararmaya başlayınca hasat edilebilir. Kralenlerin dikim öncesi hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanması gerekir.

Tohum ile Üretim
Tohum ile üretimde ana bitkiye benzer özellikler taşıyan bitkilerin yanında çok sayıda
farklı özellikte bitkiler de elde edilmektedir. Bu nedenle bu yöntem yeni çeşitlerin elde
edilmesinde ve ıslah çalışmalarında kullanılır.
Tohumlar kışın camekânlarda, ilkbaharda ise açıkta çimlendirilebilir. Tohumdan
itibaren ticari büyüklükte bir korm eldesi için en az üç yıla ihtiyaç vardır.


Yeni Korm ile Üretim
Bu üretim yönteminin ticari bir önemi yoktur. Ancak kralen oluşturmayan ya da çok
az oluşturan glayöl çeşitleri için önem taşıyan bir yöntemdir. Bu yöntemde kromlar bütün
olarak dikilebileceği gibi her bir parçada göz olacak şekilde parçalara bölünerek de
dikilebilir. Bölünen parçaların bölme yüzeyinde çürüme olasılığına karşı, toz bir fungusitle
ilaçlandıktan sonra dikilmeleri gerekir. Bunlar bir iki yılda ticari boyda yumru meydana
getirebilir.
Glayölün pek çok çeşidinde kormlarda genellikle hasat sonrası bir dinlenme periyodu
başlamaktadır. Dinlenmeyi kesmek için bazı kimyasal maddeler kullanılmaktadır. En çok
kullanılan kimyasal maddeler kloform, etilen, propilen, eter ve kralenlere uygulanan etilen
kloridrindir. Etilen kloridrin uygulamasında hasat edilmiş kromlar onbir, oniki gün kadar
kurutulur. Sonra her 1kg korm için 3,3 ml hesabıyla etilen kloridrin ile birlikte kapalı bir kap
içinde muamele edilir ve işlemden sonra dikilir.

Kralenlerin Dikimi ve Bakımı
Kralenler ılıman iklimlerde şubat başında, sert ve soğuk iklimlerde mart ve nisan
başlarında açık arazide önceden hazırlanmış olan toprağa dikilir. Bunlar tavalara serpme
olarak ya da mibzerle sırtlara dikilebilir.
Dikim sıklığı, dekara litre olarak hesap edilir. 1 lt’de farklı büyüklüklerde ortalama
5000 kralen bulunur. Buna göre dekara 200–300 lt civarında kralen dikimi yapılabilir. Dikim
derinliği ortalama
3–5 cm olmakla beraber kralen büyüklüğüne göre değişmektedir.
Dikim sonrası çimlenme görülene kadar toprağın sürekli nemli tutulmasına dikkat
edilmelidir. Çimlenmeden sonra nem miktarı biraz azaltılmaktadır. Burada ot mücadelesine
önem verilmelidir.
Kralenden elde edilecek yumrular, kralenin büyüklüğüne göre değişmektedir. 1 lt
kralenden 2600 civarında yumru elde edilebileceğini yapılan araştırmalarda ortaya
konmuştur. Buna göre dekardan 350.000 adet yumru hasat edilebilir.
Kralenden oluşan yumrular, kökler kahverengileşmeye ve yapraklar da sararmaya
başlarken hasat edilir, ertesi yıl tekrar dikilerek irileştirmek üzere depoda saklanır.

Kralenden Oluşan Yumruların Dikimi, Bakımı ve Hasadı
Kralenden elde edilen yumruların sağlıklı olanları ertesi yıl dikilir. Dikim öncesi
yumruların mantar hastalıklarına karşı, mücadele ilaçları karıştırılmış 46 0C’ deki suda 15
dakika tutulmasında yarar vardır.
Yumru dikiminde toprağın yeterince ısınması beklenilmelidir. Bu nedenle yumrular
kralenlere göre biraz daha geç dikilir. Dikim ayı şubat veya mart sonu, nisan ayı ortalarıdır.
Dikim derinliği yumru büyüklüğüne göre değişmekle birlikte 6–9 cm arasında
olmalıdır. Dikim miktarı da yumru büyüklüğüne bağlıdır. Buna göre m2 ye dikilecek yumru
miktarı kormların ekiminde olduğu gibi ayarlanır. Dikim, açılan çizilere ya da geniş
alanlarda yastıklara, yastıklar arasında 55-60 cm yol bırakılarak yapılır. Dikim aralık ve
mesafesi de yumru büyüklüğüne göre değişmektedir.
Yumru dikimi yapıldıktan sonra en önemli konu sulama zamanının saptanmasıdır. Bu
da köklerin kontrolü ile anlaşılır. Kökler 3cm olana dek sulama yapılmamalıdır. Bundan
önce yapılan sulama köklerin gelişmesini geriletir. Bundan sonraki sulamalar, toprağın nem
durumu kontrol edilerek yapılmalıdır.
Toprak yüzeyindeki sürgünlerin görüldüğü andan başlayarak haftada bir mantar
hastalıklarına karşı koruyucu ilaçlama yapılmalıdır. Bu arada herhangi bir zararlı görülürse
ilaçların içine insektisit katılmalıdır. Sürekli kontrol edilerek, bozuk ve hastalıklı bitkiler
tarladan uzaklaştırılmalıdır. Yüzeydeki yabancı otların da alınması gerekir. Çapalama,
yumru büyüklüğüne bağlı olarak, yumruya zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır.
Glayölde çiçek açımı, en alttaki kandilden başlar. Renkler belirdikten sonra bitkiler
kökü ile çıkarılıp atılır.
Sonbaharda yumrular hemen sökülmeyip toprak üstü aksamının tamamen kuruması
beklenir. Bu süre içinde toprak altı aksamının olgunlaşıp irileşmesi sağlanmış olur. Köklerde
kuruma ve kahverengileşme başlayınca söküm zamanının geldiği anlaşılır. Bununla beraber
son yıllarda yapılan araştırmalar, yaprakların tamamen kurumadan yeşil haldeyken yapılan
hasadın yumru verim ve kalitesine olumlu etkiler yaptığını göstermektedir.
Hasat sırasında geniş alanlar pullukla sürülür. Yumrular yapraklardan çekilerek
çıkarılır. Çiçek sapı ve yapraklar yumru dibinden elle kırılarak ayrılmalıdır. Makasla kesim,
sapın bir kısmının yumruda kalarak zamanla çürüyüp yumruya zarar vermesi nedeniyle
uygulanmamalıdır.
Araştırmalara göre en iyi gelişme gösteren yumrular çapı 1,9 ile 2,5 cm arasında
olanlardır. Bunlardan dekara ortalama 430 bin adet korm elde edilebilmektedir.
Söküm sonrası yumrular, üzerindeki toprak kalıntılarının temizlenmesi için bol su ile
yıkanır ve havadar bir ortamda 20-240C bırakılır. Bu işlemin, tabanı tel örgülü kasalarda
yapılması gerekir. Daha sonra yumrular iriliklerine göre ayrılarak sınıflandırılır ve fungusitle
ilaçlanır. Daha sonra aşağıdaki gibi sınıflandırılır;
*Ekstra boy: çevresi 14cm ve üzeri
* Birinci boy: çevresi 12 -14 cm
* İkinci boy: çevresi 10–12 cm
*Üçüncü boy: çevresi 8–10 cm
*Dördüncü boy: çevresi 6–8 cm
Bu grupların altında kalan yumruların ticari önemi yoktur. Bunlar büyütülmek üzere
yeniden dikilir.

Çiçek Üretimi
Ülkemizde glayöl kesme çiçekçiliği, tüm yıl boyunca gerek açık alanlarda gerekse
kapalı alanlarda yapılabilmektedir. Üreticilerin piyasa koşullarına göre kesin bir
programlama yapması mümkündür. Bu programlama kormların ya farklı zamanlarda
dikilmesi ile ya da erkenci, orta veya geççi varyetelerin kullanılması ile yapılabilir.
*Erkenciler (60-70 gün ) : Peter Pears, Friendship vb.
*Ortalar (90 gün) : Oscar, Gold
*Geçciler (120 gün ) : Victor Borge, Eurovision
Bu varyetelere ait kormlar dış alım yoluyla temin edilmektedir. Alınacak varyetelerin
ülkemiz ekolojisine uygun hibritler olmasına dikkat edilmelidir. Bu amaçla adaptasyon
denemeleri sonucu uygun olduğu saptanmış olan hibritler üreticilere verilmelidir.
Glayöl çiçeği üretiminde kullanılacak olan kormların bir yıl öncesinde aynı amaçla
kullanılmamış olmaları gerekir. Çiçek üretiminde her yıl yeni kormların kullanılması
zorunluluğu vardır. Bir kormun dip kısmındaki tabla genişlemişse, bu kormdan daha önce
çiçek elde edildiği kolaylıkla anlaşılır.
Glayöller çiçek taslaklarını çiçek açmadan kısa bir süre önce oluşturur. Toprak nemi
ve sıcaklığına bağlı olarak çiçek taslaklarının oluşum süresi, bazı araştırıcılara göre dikimden
30 gün sonra, bazılarına göre de 47 gün sonradır. Hasat mevsiminde ise kormlar derin bir
dinlenme içinde olurlar. Bu dinlenmenin yüksek sıcaklıklarda ( 20–30 0C ) yavaş, düşük
sıcaklıklarda ( 5–10 0C ) ise çabuk geçtiği bildirilmektedir.
Dinlenme periyodunun uzatılması ise kormların nemli bir ortamda 25-27 0C
depolanması ile elde edilebilmektedir. Uzun süre muhafaza edilecek kormlar ise soğuk hava
depolarında 4–6 0C dikime kadar bekletilir.

Ekolojik İstekler
Glayöl gelişmesinin ilk döneminde ısı ve ışık isteklerine karşı duyarlıdır. Çünkü başak
oluşumu bu döneme rastlar. 1-2 0C’ lik gece ısıları özellikle bitkinin ikinci ve yedinci yaprak
arasındaki dönemde çiçeklenme yüzdesine, her başaktaki çiçek sayısına ve bitkinin
boylanmasına olumsuz yönde etkiler.
Işık eksikliği ise dört ve altıncı yaprak arasındaki sürede olumsuz bir etki yapar. Ekim
ayı ortasında dikilmiş olan soğanlar (2 ile 7. yaprak) 15 kasım – 15 ocak tarihleri arasında
kritik döneme girer. Bu ülkemiz iklim kuşağında ısı ve ışık miktarı toplamının minimum
olduğu döneme rastlar. Bu dönemi atlatabilmek için dikimi önceye veya sonraya almak
gerekir.
Seralarda iyi bir havalandırma sağlanmalıdır. Sıcaklık ve nispi nemin aşırı
farklılıklarından kaçınılmalıdır. Havalandırma işlemi kademeli olarak yapılmalıdır. Çünkü
ani havalandırma yaprak uçlarında kurumalara neden olur.
Glayöl uzun gün bitkisi olup fotoperiyodun kısalması sap, başak uzunluklarını ve
kandil sayısını azaltır. Araştırıcılar kısa kış günlerinin çiçeklenmeyi önemli ölçüde
etkilediğini saptamışlardır. Kışın bu etki hem günlerin kısalığı hem de ışık yoğunluğunun
azalması şeklinde çift taraflı olmaktadır. Glayöl özellikle 4–6 yaprak döneminde toplam ışık
enerjisine karşı duyarlıdır. Bu dönemde ilave ışık verilmesi 7 hafta m2 60 W ve günde iki
saat çiçek gelişmesine olumlu etki yapmıştır.
Yalova, Antalya ve Mersin de kış aylarında yapılan dikimlerde, dikimden
çiçeklenmeye kadar geçen zaman daha uzun olmuştur. Güneş veya gölge koşullara göre
glayölün çiçeklenme zamanı farklı olmaktadır.

Kültürel İşlemler

Toprak Hazırlığı
Glayöl üretimde her türlü bahçe toprağı kullanılabilirse de hafif, süzek ve derin
topraklar tercih edilmelidir. pH isteği 6,5–7,4 olup çok kireçli topraklarda gelişme yavaştır.
Kök aksamı 40–50 cm derine uzanabildiği için toprak derin işlenmelidir. Kumlu topraklarda
yetiştiriciliğin yapılabilmesi için özellikle yağışlı dönemlerde sık sık gübreleme yapılması
gerekir.
Glayölün besin maddesi ihtiyacı, bir önceki dönemde ana kormun gübrelenmesine
bağlıdır. Bununla beraber kumlu topraklarda yetiştirilen glayöller için toprağa nitrojenli,
potasyumlu ve fosforlu gübre verilmelidir. Kalsiyum, magnezyum, demir gibi diğer besin
elementleri iz olarak toprak hazırlığı sırasında toprak analiz sonuçlarına göre ilave
edilmelidir. Gübre uygulaması için dört dönem tavsiye edilmektedir:
*Dikim öncesi
* İkinci ve üçüncü yaprak oluşum öncesi
*Çiçek taslağının yapraklar arasında görülmeye başladığı dönem
*Çiçeklenmeden iki hafta sonra yeni korm ve kormellerin gelişimi için
Glayöl dikimi bir yıl önceden iyice gübrelenmiş, işlenmiş topraklara yapılırsa gelişme
çok daha iyi olacaktır. İyi yanmış çiftlik gübresi dekara 4-5 ton karıştırılırsa toprak yapısını
olumlu yönde etkiler. Seralarda toprağın buhar ya da kimyasal yöntemlerle sterilizasyonu
yarar sağlar.
Soğanlı, yumrulu, rizomlu süs bitkilerinden soğuğa dayanıklı olanlar sonbaharda,
sıcağa dayanıklı olanlar ise ilkbaharda dikilmelidir. Glayöl kışa yarı dayanıklı olduğundan
ilkbaharda dikilmektedir. Ancak kış dikimlerinde kaliteli çiçek eldesi için ek ışıklandırmaya
gerek duyulmaktadır.
Seralarda yapılan yetiştiricilikte genellikle tava sistemi kullanılmaktadır. Kullanılacak
kormların çapları 10-12 cm’nin üzerinde ise 15–20 cm aralıklarla dikilmesi avantaj sağlar.
Tarla yetiştiriciliğinde daha küçük ölçüdeki kormlar kullanılabilir. Dikim derinliği; iri
kormlar için 15-23 cm, orta büyüklükteki kormlar için 13-16 cm’dir.
Kullanılacak tür ve çeşitlere göre dikim zamanı değişmektedir. Erken çiçek elde etmek
için seçilen çeşit, ısıtılan seralarda kasım ortasından aralık başına kadar dikildiğinde nisan
ortasında çiçeklenme başlamaktadır. Geç çiçeklenen çeşitler, ocak sonundan itibaren
ısıtılmalı seralara dikildiklerinde çeşitlere göre mayıs başından itibaren çiçek açmaktadır.
Dikim zamanı kadar dikim materyalinin büyüklüğü de çiçeklenmeye etki eden bir
faktördür. Erken ve kaliteli çiçek elde etmek için ekstra kormlar ya da 1. ve 2. boy kormlar
tercih edilmelidir

Bakım
Glayölde dikim sonrası yabancı otlara ve kaymak tabakasına karşı yüzeysel çapalama
yapılmalıdır. Fazla su isteyen bir bitki olmasına karşın toprağı iyice kurumadan su
verilmemelidir. Glayöl 25–30 cm boya ulaşıncaya dek toprak göllenmeyecek şekilde sürekli
nemli tutulmalıdır. Daha sonraki dönemde su miktarı biraz azaltılmalıdır. Çiçek sapının
oluşmaya başladığı dönemden itibaren ( dip yapraklar el ile kontrol edilerek anlaşılabilir) su
miktarı yeniden artırılabilir. Bitkinin 40–50 cm derinliğe dek kök oluşturacağı dikkate
alınarak, suyun bu derinliğe ulaşması sağlanmalıdır. Çiçek sapının oluşumu
tamamlandığında su tekrar kontrollü olarak verilmeye başlanır. Bunun sonucunda dayanıklı
kuvvetli sapa sahip kaliteli çiçekler elde edilir.
Sera yetiştiriciliğinde iri kormlar kullanıldığından ve ışık açıkta yetiştiricilik kadar
kuvvetli olmadığından daha uzun bitkiler elde edilebilir. Sapları dik tutmak, yatmayı
önlemek için ağ sistemi kurulmalı ve sırık yardımıyla destek verilmelidir. Ağ sisteminde
bitki boyu uzadıkça teller yukarıya kaldırılmalıdır. Derin dikimlerde saplar genellikle daha
dik duracağından bu sisteme gerek duyulmayabilir.
Serada hastalığın yayılmasına karşı havalanmaya özen gösterilmelidir. Özellikle
yüksek nemde gelişen hastalıklar sera havalanmasının önemini ortaya koymaktadır.
Hasat ve Pazarlama
Kesim alt kandillerde renk görünmeye başlayınca yapılmalıdır. Bu işlem için en uygun
zaman sabahın erken saatleri ya da akşamüzeridir. Çiçek elde edilmiş bir kormun ertesi yıl
yeniden çiçeklenme için kullanılması uygun olmadığından hasat sırasında tüm bitki
topraktan çekilerek çıkarılabilir. Ancak kormlar, açıkta üretim için değerlendirilecekse
kormda besin maddelerinin birikmesini sağlamak amacıyla bitki üzerinde 4–6 yaprak
kalacak şekilde keskin bıçakla kesim yapılmalıdır.
Kesim sonrası, çiçeklerin sapları dik olarak tutmak suretiyle, ılık suya batırılır ve
sonra serin yerde birkaç saat bekletilir.
Kesilen çiçekler başak uzunluğuna ve kandil sayısı dikkate alınarak sınıflandırılır.
Sınıflandırmadan sonra 10’arlı demetler haline getirilen çiçekler hemen
pazarlanmayacaksa 4–6 oC’de 24 saat, 1-2 oC’de 6-7 gün depolanır. Daha uzun süre
saklamak için kontrollü atmosfer ortamı sağlanmalıdır.
Pazarlanacak çiçekler kontrplak kutulara nem emici kâğıtlara sarılmak suretiyle
paketlenir. Paketlenen çiçeklerin yatay durumda taşınmasında, başak uçları yukarı doğru
kalkacağından dikey taşımaya dikkat edilmelidir.
Hastalık ve Zararlılar
Glayölün toprak altı ve toprak üstü aksamlarında çok sayıda hastalık ve zararlı ortaya
çıkar. Bu nedenle her yıl aynı yerde yetiştiricilik yapılmamalı, en az 3-4 yıllık münavebe
uygulanmalı ve toprak mutlaka sterilize edilmelidir. Ayrıca soğanlara dikim öncesi yapılan
__________________
SALAĞIN TEKİ
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Saat: 07:24


Telif Hakları vBulletin® v3.8.9 Copyright ©2000 - 2019, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tipobet forum Kameralı Sohbet Sevgi forumu Kadınca Forum Mutlu Forum forumcu forum kadinca forum dernek forum forum ankara forum aktuel webmaster forum istanbul escort istanbul escort Betvole tipobet365 best10

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2